19 Kasım 2013 Salı

                                                              Charles BUKOWSKI
                                                                        (PULP)

İnsan ölmek için dünyaya geliyordu.Bunun anlamı neydi?
Hayatımız oraya buraya takılarak ve bekleyerek geçiyordu.
Bizi bir yerlere götürecek treni bekleyerek.
Sıcak bir otel odasında koca göğüslü bir kadını bekleyerek.
Farelerin şarkı söylemesini bekleyerek.
Yılanların kanatlanıp uçmasını bekleyerek.
Oraya buraya takılarak.
.
.
.
Hayat ne kadar boktandı.
Ayakta durabilmek için bile korkunç bir mücadele vermen gerekiyordu.
İnsanlar mücadele etmek ve ölmek için doğuyorlardı.
.
.
.
Odadaki herkes bekleşip duruyorduk.
Bu psikolog olacak ada, beklemenin insanları delirten bir şey olduğunu bilmiyor muydu?
Aslına bakarsan bütün insanların hayatı beklemekle geçiyordu.
İstedikleri bir şeyin gerçekleşmesini ya da bir gün geberip gitmeyi bekliyorlardı.
Markette tuvalet kağıdı almak için kuyrukta bekliyorlardı.
Bankadan para çekmek için kuyrukta bekliyorlardı.
Ve eğer paraları yoksa, daha uzun kuyruklarda beklemeleri gerekiyordu.
Önce uykunun gelmesi için, sonrada uyanmak için bekliyordun.
Önce evlenmek için, sonrada boşanabilmek için bekliyordun.
Önce yağmur yağması için, sonrada yağmurun durması için bekliyordun.
Yemek yemek için bekliyordun, sonra tekrar yemek için yeniden bekliyordun.
Bazende bir sürü delinin arasında 'Acaba bende mi onlardan biriyim?'
 diye merak ederek bir psikologun muayenehanesinde bekliyordun.

2 yorum:

deeptone dedi ki...

süper doğru değil mi.

ne adam bu adam ya.
10 15 kitabını okudum valla.
öykülerini seviyom daha çok.
şiirlerini değil.
:)

Burcu Tekin dedi ki...

:) bende bikaç kitabını okudum ve nedense bilmiyorum dahada okuyasım geliyor:)